Merhaba Sevgili Yol Arkadaşım,
Şu an bu satırları okurken zihninden neler geçiyor? Akşam yapacağın yemek mi, dün arkadaşının söylediği o tuhaf söz mü, yoksa ödemen gereken faturalar mı? Dürüst olalım; çoğumuz fiziksel olarak bulunduğumuz yerde olsak da, zihnimiz bambaşka zamanlarda ve mekanlarda seyahat ediyor. Bedenimiz bugün ve burada yaşarken, zihnimiz ya geçmişin keşkelerinde ya da geleceğin endişeli senaryolarında kayboluyor. Bu durum bizi yoruyor, strese sokuyor ve hayatın gerçek renklerini kaçırmamıza neden oluyor. İşte bizi bu zihinsel zaman yolculuğundan çıkarıp, hayatı tam şu an yaşama gücü veren şefkatli bir pratik var: Mindfulness (Bilinçli Farkındalık).
Mindfulness Nedir? (Gerçek Tanımı)
Mindfulness'ın kurucusu Dr. Jon Kabat-Zinn, bu kavramı şöyle tanımlar: *“Şimdiki ana, bilerek, isteyerek ve en önemlisi yargılamadan dikkat etmektir.”*
Mindfulness, kafamızın içindeki düşünceleri susturmak veya beynimizi tamamen boşaltmak demek değildir. İnsanın düşünmesi çok doğaldır. Mindfulness, düşünceleri durdurmak yerine, düşüncelerle olan ilişkimizi değiştirmektir. Düşüncelerin arkasından sürüklenmek yerine, onları bir nehir kıyısında durup geçen yapraklar gibi izleyebilmektir.
Yıkmamız Gereken 2 Büyük Mindfulness Miti
Mit 1: "Mindfulness Zihni Tamamen Boşaltmaktır"
Zihni boşaltmak biyolojik olarak imkansızdır. Beynin görevi düşünce üretmektir. Bizim yaptığımız şey, o düşünceleri yakalayıp "hımm, şu an yine geleceği planlıyorum" diyerek yargılamadan fark etmek ve dikkati nazikçe şimdiki ana (örneğin nefese) geri davet etmektir.
Mit 2: "Sadece Sakin ve İnzivada Yaşayanlar İçindir"
Tam aksine, mindfulness modern hayatın o kaotik trafiğinde, iş yerindeki yoğun toplantılarda, bulaşık yıkarken veya metroda giderken uygulanabilecek son derece pratik ve pratik bir zihinsel antrenmandır.
Mindfulness'ın Hayatımıza Faydaları
Düzenli farkındalık pratiği yaptığında, amigdala (korku ve stres merkezimiz) küçülür ve ön beyin (mantık, odaklanma merkezimiz) kalınlaşır. Bu sayede olaylara ani tepkiler (reaksiyon) vermek yerine, bilinçli yanıtlar (aksiyon) vermeye başlarız. Stresimiz azalır, odaklanma yeteneğimiz artar ve yaşamın sıradan anlarındaki gizli güzellikleri fark edip doyum sağlarız.
Sevgili dostum, hayat sadece "şu anda" yaşanır. Geçmiş bir anı, gelecek ise sadece bir tahmindir. Yaşadığın tek gerçek an olan şimdiki anı kucaklamaya hazır mısın?