Sevgili Dostum,

Zihnimizde harika fikirler uçuşuyor, hedeflerimiz net, değerlerimizi biliyoruz, büyük bir ilhamla doluyuz... Ama o ilk adımı atmaya gelince içimizde devasa bir duvar yükseliyor. Adeta donup kalıyoruz. "Nereden başlayacağım?", "Bugün yorgunum, yarın taze zihinle başlarım" diyerek kendimizi erteliyoruz. Neden ilham tek başına bizi eyleme geçirmeye yetmiyor? Çünkü beynimiz büyük hedefleri (Örn: "Kitap yazacağım", "Yeni bir iş kuracağım", "Hayatımı değiştireceğim") ulaşılamaz ve ürkütücü bulur. Eyleme geçmek istiyorsan, ilhamın gelmesini beklemeyi bırakmalı ve Mikro Adımlar (Micro-steps) felsefesiyle beynini şaşırtmalısın.

Eylemin Motivasyondan Önce Geldiği Sırrı

Pek çok insan şu formüle inanır: İlham/Motivasyon -> Eylem. Yani önce hevesleneceğiz, sonra işe başlayacağız. Oysa gerçek sinirbilimsel formül tam tersidir: Eylem -> Motivasyon -> İlham.
Bir işe başladığında, beynin dopamin salgılamaya başlar ve bu dopamin seni devam etmek için motive eder. Yani motivasyon çalışmaya başlamadan önce değil, çalışmaya başladıktan sonra gelir. İlk adımı atmak bu yüzden en zorudur ama o adım atıldıktan sonra gerisi su gibi akar.

Mikro Adımlar Felsefesi Nasıl Uygulanır?

Hedefini o kadar küçük, o kadar kolay bir adıma böl ki, beyninin "ben bunu yapamam" demeye veya üşenmeye bahanesi kalmasın:

  • Hedef: Günde 1 saat spor yapmak. -> Mikro Adım: Spor ayakkabılarını giymek ve kapının önüne çıkmak. (Sadece bunu yap ve gerekirse geri dön. Ama göreceksin ki çıkınca yürümeye başlayacaksın.)
  • Hedef: Kitap yazmak. -> Mikro Adım: Word dosyasını açıp sadece tek bir cümle yazmak.
  • Hedef: Evi tamamen temizlemek. -> Mikro Adım: Sadece çalışma masasının üzerindeki tek bir bardağı kaldırmak.

Bu 5 dakikalık veya 1 cümlelik mikro adımlar, beynindeki o direnç barajını yıkar. Eyleme geçmek için mükemmel hissetmeyi bekleme sevgili dostum. Sadece en küçük adımı at ve hareketin getirdiği o tatlı rüzgarın seni sürüklemesine izin ver.